Skip to main content

In Search of Pipe Dreams#16- Türkçe Kaynaklara Katkı

 PETERSON PİPOLARI


Benim asıl ilgim el yapımı pipolarda olsa da, Peterson pipolarına karşı özel bir sevgim vardır. Bunun başlıca nedeni, pipo içmeye ilk başladığım yıllarda en sevdiğim pipoların Peterson’lar olmasıydı. 1998 yılında bir günümü Peterson fabrikasında geçirmek benim için büyüleyici bir deneyimdi.

Bu yazı Pipe Friendly’de yayımlandıktan birkaç yıl sonra, Tom Palmer Los Angeles’ın banliyösündeki Gus's Smoke Shop’u ziyaret etti ve orada gayriresmî bir seminer düzenledi. Kısa bir arada, Tom’la birlikte dükkânın dışında kaldırımda güneşin ve temiz havanın tadını çıkarırken genç bir adam yanımıza yaklaştı ve şöyle dedi: “Peterson’lar dünyanın en iyi pipoları! Başka hiçbir şey içmem!” Ardından pantolon paçasını kaldırıp baldırına yaptırdığı Peterson logosu dövmesini gösterdi. İşte ben buna bir pipo markasına adanmışlık derim!


Tom Palmer yıllarca kurumsal yönetici olarak çalışan bir muhasebeciydi, ancak her zaman kendi işinin sahibi olmayı arzulamıştı. Şimdi bu hayalini gerçekleştirmiş durumda. Altı yıl önce Tom, İrlanda’daki Peterson pipo şirketini satın aldı. Peterson pipolarının hiç olmadığı kadar güçlenmiş olması ve Tom’un bundan büyük mutluluk duyması hiç de şaşırtıcı değil.

Bu yaz Dublin yakınlarındaki Sallynoggin’de bulunan ofisinde Tom’u ziyaret ettim ve Peterson fabrikasını gezdim. ''Seneye yine uğra, o zaman Amerikalı pipo severlere de fabrikayı gezdirebiliriz. O zamana kadar müzemiz de tamamen hazır olacak,” dedi


Ne zaman hevesli bir koleksiyoncu fabrikayı gezse, kendini pipoya daha yakın hisseder. Müze ise gerçekten büyüleyici olmayı vaat ediyor. Benzersiz “system pipoları”nı icat eden Charles Peterson’ın bir akrabası, şirkete çok sayıda tarihi hazine bağışlamış. Bunlar arasında Peterson’ın kişisel pipoları, pasaportu, doğum belgesi ve diğer kişisel eşyaları da var.


Peterson tarafından yapılmış muhteşem bir Sherlock Holmes pipo rafı.




Peterson binasına vardığımda ön taraftaki cam kapılar kilitliydi. İçeriye göz attım ama kimseyi göremedim, bu yüzden zile bastım. Tom’un asistanı Angela Fortune beni güler yüzle karşıladı ve Peterson pipolarıyla dolu hatıra eşyalarının bulunduğu bir bekleme odasına götürdü. Tom birkaç dakika içinde geldi ve ofisine girmeden önce birkaç yönetici ofisini geçtik. Onun odası geniş, dostane bir havaya sahipti ve pipo ile puro dumanının kokusu sinmişti  ki bu kokuları hep seveceğim.

Aslında bir anlığına konudan sapmama izin verirseniz, birçok pipo sever gibi ben de pipo dükkanlarını genellikle kokularıyla değerlendiririm. Şaka yapmıyorum. Santa Monica’daki Tinder Box’a uğramayı çok severim; çünkü neredeyse tezgahın arkasındaki herkes pipo ya da puro içer. İlk pipomu 1970’lerde Baltimore’daki Fader’s Tobacconist’ten aldığımda, dükkandaki herkesin pipo içtiğini çok net hatırlıyorum. Günümüzde ise çok fazla  pipo dükkanı, giysi mağazaları ya da hediyelik eşya dükkanları gibi; müşteri temsilcilerini rahatsız etmemek için pipo yakmaya çekiniyorsunuz.

Her neyse, Tom’un ofisinde birkaç güzel Peterson piposu ve purosu vardı ve belli ki bunları içmekten keyif alıyordu. Ortamdaki koku Peterson’ın mükemmel pipo tütünlerinden birinden geliyordu ve gerçekten harika kokuyordu. Tom beni, Peterson’ın fabrika müdürü Joe Kenny ile tanıştırdı. Joe ile birlikte iş ofislerini geçtik ve büyük, yoğun, üretken bir pipo fabrikasına açılan kapıya vardık, tam da beklediğiniz gibi! Peterson’ın toplamda 48 çalışanı vardı ve bunların çoğu oradaydı: hazneleri sınıflandırıyor, ağızlıkları takıyor, ahşabı renklendiriyor, gümüş bantları elle kesiyor ve bitmiş pipoları parlatıyorlardı. Her çalışanın özel uzmanlık alanı vardı ve zamanını yalnızca o alana ayırıyordu.

Örneğin, Tony Whelan Hazne Bölümü Müdürüydü. 1952’den beri Peterson’da çalışıyordu, yani bir pipo haznesindeki damarı değerlendirirken ne kadar bilgili olduğunu tahmin edebilirsiniz. Tony, Peterson’ın Cezayir’in hemen yanında bulunan Fas kıyılarından bruyère kullandığını söyledi. Cezayir’i özellikle anmamın nedeni, birçok koleksiyoncunun Cezayir bruyère’ine ayrı bir değer biçmesidir. “Son zamanlarda gördüğümüz en güzel parçaların bazıları bunlar,” dedi. “1998 ve 1999 pipolarımız olağanüstü. Peterson için bruyère kalitesi açısından gerçekten çok iyi yıllar oldu.”






















İki güzel eski Peterson sistem piposu. Sol taraftaki pipo 1930’larda, sağdaki ise 1920’lerde yapılmış. Gümüş banttaki damga tarihlerinden anlaşılabiliyor.



1952 tarihini yanlış yazdığımı düşünebilirsiniz, ama doğru. Tony, Peterson’da 47 yıldır çalışıyor ve kariyer yolu, çalışanların uzun ömürlülüğünün ve sadakatinin tipik bir örneği. “Ben burada 22 yıldır çalışıyorum ve hâlâ buranın çaylağı sayılırım,” dedi Joe Kenny.

Peterson pipolarının üzerinde “Made in the Republic of Ireland” damgası vardır. Ara sıra daha eski Peterson pipolarında “Made in Ireland” damgasına da rastlayabilirsiniz. Tony, bu pipoların 1949’dan önce yapıldığını açıkladı. “İrlanda, 1949’da serbest devlet statüsünden cumhuriyet statüsüne geçti. Biz de o yıl pipolara ‘Made in the Republic of Ireland’ damgasını vurmaya başladık,” dedi. “Aynı zamanda ‘Made in Ireland’ damgasını kullanmayı da o yıl bıraktık. Eğer üzerinde ‘Made in Ireland’ yazan bir pipo bulursanız, kesinlikle 1949’dan önce yapılmıştır.” [Konuşmamızdan sonra Peterson, günümüzde üretilen ama eski ‘Made in Ireland’ damgasını taşıyan anı pipoları serisini çıkardı.]

David Blake fabrikadaki gümüş ustasıdır ve her bir bandı, kapağı, gümüş ve altın parçayı elde işler. Peterson, olağanüstü güzellikteki gümüş ve altın bantlarıyla bilinir.


Gümüş bantlı, 1920’lerde yapılmış “Made in Ireland” damgalı bir Peterson piposu.




Tom, Peterson şirketini satın aldığında sadece fabrikayı değil, aynı zamanda Dublin şehir merkezinde bulunan Peterson pipo dükkânını da devraldı. Bu dükkân Grafton Street üzerindedir ve dünyaca ünlü Trinity College’a çok yakındır.


Dublin’e giderseniz, mutlaka mağazaya uğramanızı tavsiye ederim. Farklı fiyat ve tasarımlarda harika bir Peterson pipo koleksiyonu göreceksiniz.

İşte Peterson pipolarının avantajlarından biri de budur. Az bir parayla gerçek bir fırsat yakalayabilir ya da daha fazla ödeyip bugün dünyadaki en iyi pipolardan bir şaheser satın alabilirsiniz. Şirketin sahibi Tom Palmer, Peterson’ın başarısını sürdürmeye tamamen kendini adamış durumda. “Arkamızda muhteşem bir gelenek ve inanılmaz derecede zengin bir tarih var,” diyor. “Uzun süredir bizimle çalışan, işinde son derece yetkin ve işine bağlı birçok çalışanımız var. Harika pipolar yapıyorlar ve geleceğimiz çok parlak görünüyor.”

Doğu Avrupa’daki tütüncülere uğrarsanız, Peterson pipolarının ne kadar sofistike ve popüler olduğunu görüp hayrete düşersiniz. Ayrıca Amerika’da pipo koleksiyonculuğunun aniden bu kadar büyümesi oldukça beklenmedik ama çok heyecan verici. Geleceğin olağanüstü olacağını öngörüyoruz. Amacımız, en yüksek kaliteli Peterson pipolarını yapmaya devam etmek. Bu pipolar, açıkça dünyanın en iyi içim sunan ve en güzel pipoları arasında yer alıyor.

Comments

Popular posts from this blog

In Search of Pipe Dreams#13- Türkçe Kaynaklara Katkı

BAY ROBERT SCHRIRE’E BİR YANIT Bu yazı 2003 yılında, The Pipe Collector adlı bültende çıkan Bo Nordh hakkındaki bir makaleye yanıt olarak kaleme alınmıştır. O günden bu yana Robert Schrire ile birkaç kez e-posta ve telefon üzerinden görüştük. Yakında buluşmayı da planlıyoruz. İşte bu, pipo koleksiyonculuğunun en güzel yanlarından biridir: dünyanın dört bir yanından insanlarla dostluk kurmak. Bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım… The Pipe Collector ’ın Aralık sayısı çıktıktan kısa süre sonra, üç farklı koleksiyoncu beni aradı. Bunlardan biri Wisconsin, Green Bay’den Fred Janusek’ti. Sesinden ciddi bir telaş seziliyordu. “Bu iş ciddi, Rick,” dedi Fred. “Güney Afrika’dan bir Bo Nordh koleksiyoncusu, Bo’nun pipolarında doldurma izleri (fill) olduğunu yazmış. Eğer doğruysa, bu Amerika piyasasında Bo için büyük sorun olur. Çünkü bu, aslında ‘second’ sınıf pipolar üretip onları ‘first’ diye satıyor demek olur.” Başka bir koleksiyoncu, yazıda Sixten Ivarsson’un “orta kalite briar” kullandığ...

In Search of Pipe Dreams#1- Türkçe Kaynaklara Katkı

Tütün karşıtı hareket , bu ilk bölüm Reason dergisinin Haziran 1994 sayısında makale olarak yayımlandığından beri giderek daha da güç kazandı. O dönemde kaygıyla sözünü ettiğim birçok kısıtlama— örneğin Los Angeles’taki ofisimde sigara içememek —artık yasalaşmış durumda. Aynı durum önerilen vergi artışları için de geçerli; tütün vergilerine dair sürekli yeni öneriler gündeme geliyor. Neden kimse, tütün şirketlerinden daha fazla kar elde eden politikacılar hakkında yazmıyor? 1994 yılında tütün karşıtı hareket yalnızca Kaliforniya ve Washington, D.C. ile sınırlıydı ve ülke çapında yeni yayılmaya başlamıştı. Bugünse dünya çapında bir olgu haline geldi. 1990’ların ortasında puro tüketiminde yaşanan patlamayı yazarken, üç ünlü puro tiryakisinden bahsetmiştim. Üçü de şimdi vefat etti: George Burns 100 yaşında, Milton Berle 93 yaşında ve W. Clement Stone 100 yaşında öldü. Pasif içiciliğin etkilerine dair söylenecek fazla bir şey kalmıyor. Geçtiğimiz yüzyılın sonunda doğmuş ve sonsuza dek hat...

In Search of Pipe Dreams#14- Türkçe Kaynaklara Katkı

  MEERSCHAUM PİPONUZU KOLAYCA RENKLENDİRİN Bu, 2003 yılında Pipes and tobaccos için yazdığım kısa bir yazıdır. Dört tane meerschaum pipom var ama onları pek sık içmiyorum; çünkü tütünün briar pipoda verdiği tadı daha çok seviyorum. Yine de arada sırada meerschaum pipolar hoş bir değişiklik sunuyor. Yıllar boyunca pek çok meerschaum içtim ve ancak yakın zamanda haznelerimi nasıl renklendireceğimi keşfettim. Yirmi yıl boyunca sonuç alamadan uğraştıktan sonra, sonunda meerschaum pipoları renklendirmenin yolunu buldum. Bunun üç adımı var ve size kesin olarak garanti ediyorum: beyaz meerschaum kaselerinizi altın kahverengiye, sanki özenle kızarmış bir marshmallow tonuna dönüştürebilir ya da isterseniz vişne gibi kızılımsı siyaha çevirebilirsiniz. Adım adım bakalım: 1. Adım: Pipoyu için. Bazı kişiler briar yerine meerschaum’u tercih eder, bazılarıysa sadece farklılık olsun diye meerschaum kullanır. Sebep ne olursa olsun, asıl mesele piponuzun keyfini çıkarmaktır. 2. Adım: Piponuza...