BAY ROBERT SCHRIRE’E BİR YANIT
Bu yazı 2003 yılında, The Pipe Collector adlı bültende çıkan Bo Nordh hakkındaki bir makaleye yanıt olarak kaleme alınmıştır. O günden bu yana Robert Schrire ile birkaç kez e-posta ve telefon üzerinden görüştük. Yakında buluşmayı da planlıyoruz. İşte bu, pipo koleksiyonculuğunun en güzel yanlarından biridir: dünyanın dört bir yanından insanlarla dostluk kurmak.
Bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım… The Pipe Collector’ın Aralık sayısı çıktıktan kısa süre sonra, üç farklı koleksiyoncu beni aradı. Bunlardan biri Wisconsin, Green Bay’den Fred Janusek’ti. Sesinden ciddi bir telaş seziliyordu.
“Bu iş ciddi, Rick,” dedi Fred. “Güney Afrika’dan bir Bo Nordh koleksiyoncusu, Bo’nun pipolarında doldurma izleri (fill) olduğunu yazmış. Eğer doğruysa, bu Amerika piyasasında Bo için büyük sorun olur. Çünkü bu, aslında ‘second’ sınıf pipolar üretip onları ‘first’ diye satıyor demek olur.”
Başka bir koleksiyoncu, yazıda Sixten Ivarsson’un “orta kalite briar” kullandığının yazıldığını aktardı. Bir diğeri de Bo’nun pipolarının internette pek satılmadığından şikâyet edildiğini söyledi.
Bütün bu telefonlar, derginin bana ulaşmasından önce geldi. Bunun üzerine, Amerika’daki en tanınmış Bo Nordh koleksiyoncusu Mark Shropshire’ı arayıp durumu sordum. O sırada makaleyi henüz okumamıştı ama yazarın, çok yüksek fiyata satılan üst seviye pipoların fiyatlarının uzun süre böyle devam etmeyeceğini öngörmesinden rahatsız olmuştu.
Ben hâlâ yazının kopyasına ulaşamamıştım. Sonunda Fred bana e-posta ile gönderdi ve birazını okuyabildim, ama bilgisayar sorunları yüzünden tamamını değil. İşte o noktada doğrudan Bo’yu arayıp neler olup bittiğini kendisinden öğrenmeye karar verdim.
Fred Janusek beni aradığında çok endişeliydi. Ama Bo, pipolarında doldurma izleri değil, sadece doğal küçük kusurlar (flaw) olduğunu söyleyince rahatladı. Zaten kusursuz, hatasız bir pipo diye bir şey yoktur.
Bo, Güney Afrika’nın Cape Town kentinde yaşayan arkadaşı Robert Schrire’ın uzun yıllardır pipolarını topladığını ve kendisine Bo Nordh pipoları hakkında bir makale yazacağını söylediğini anlattı.
“Çok zeki bir adamdır,” dedi Bo. “Bir üniversite profesörü ve ben onu iyi bir dost olarak görüyorum.”
Dayanamayıp, “Bo, böyle dostların varken, düşmana ne gerek var?” dedim. O sırada hâlâ yazının tamamını okumamıştım.
Ben de bütün bu olanları başka bir koleksiyoncu olan Rob Cooper’a anlattım ve Robert Schrire’ı tanıyıp tanımadığını sordum.
“Evet, Sixten Ivarsson pipolarına çok meraklı olduğunu biliyorum,” dedi Rob.
Artık kafam karmakarışıktı, kendi kendime düşündüm: “Bu bir şaka olmalı! Bu kadar zeki, Bo Nordh ve Sixten Ivarsson pipolarına gönülden bağlı bir koleksiyoncu, nasıl olur da Bo’nun pipolarında doldurma izleri olduğunu, Sixten’in sıradan briar kullandığını, bu pipoların internet piyasasında güçlü bir talebi olmadığını ve gelecekte fiyatların çökeceğini yazar?”
Bill Unger (solda) ve John Tolle, The Pipe Collector ekibinden, Columbus, Ohio.
Ben hâlâ makalenin tamamını okuyamamıştım. Ama iş dünyasında tecrübeli, kuşkucu bir insan olarak şüphelenmeye başlamıştım. İçimden, “Acaba yazar yazının sonunda, Bo Nordh ve Sixten Ivarsson pipoları için bir dolara on sent teklif ederek mi bitirdi?” diye düşündüm. Sonuçta, bu kadar çok arzu edilen pipoların fiyatını düşürmenin daha iyi bir yolu olabilir mi? Yanlış bilgiler yaymak, gelecekte değerlerinin düşeceğini öngörmek… Böylece insanlar bu pipoları kolayca, çok düşük fiyatlara satın alabilirlerdi.
Ve sonunda, The Pipe Collector dergisinin benim sayım da posta kutuma geldi. Böylece “Bo Nordh: The Wizard of Briar” başlıklı makaleyi en başından sonuna kadar okuyabildim.
Neyse ki hayal kırıklığına uğramadım. Aksine, Robert Schrire’ın Bo’ya yazdığı o zarif övgü beni çok etkiledi. Yazdıklarının yüzde doksanına katıldım. Makale son derece doğru, bilgilendirici, ilginç ve Bo Nordh’u destekleyici nitelikteydi. O anda Schrire’ı sevdim ve dünyanın en iyi pipolarını bulma konusundaki tutkusu bana çok samimi geldi.
Makalenin kalan yüzde onu yani bana telefonda anlatılan olumsuz kısımlar ise bence düzeltilmeye ya da en azından açıklığa kavuşturulmaya ihtiyaç duyuyordu. Bana göre bu yanlış anlamaların çoğu basit iletişim eksikliklerinden kaynaklanıyordu. Örneğin, Bo Nordh pipolarında hiçbir zaman macun dolgusu (putty fill) yoktur. Ama Bo’nun söylediğine göre, bütün pipoların, kendi pipoları dahil, ufak tefek kusurları vardır. Ancak Bo’nun “kusur” dediği şey, düz damarlarla başlayan ve daha sonra alev damarlarına dönüşen bir hazne olabilir. Buradaki sorun “fill” ile “flaw” kelimelerinin karıştırılmasıydı. Bo “kusurlardan” bahseder, “dolgu”dan değil; Schrire ise bu iki kelimeyi birbirinin yerine kullanmış görünüyordu. Bo’nun da dediği gibi: “Dolguya ihtiyacım olursa dişçiye giderim.”
Bir Bo Nordh, bir Lars Ivarsson ya da bir Jess Chonowitsch’in bilgi ve tecrübesine sahip biri, pipolardaki kusurlar konusunda başlı başına bir kitap yazabilir. Ivarssonlar, Nordh, Chonowitsch, Bang, Dunhill, Charatan, Castello ve diğerlerinin ürettiği pipolardaki kusurlar üzerine ciltler dolusu yazı çıkabilir.
Schrire’ın, “Sixten Ivarsson pipoları, orta kalite briar üzerinde kusursuz işçilik yansıtır” ifadesi ise tam doğru sayılmaz. Sixten, altmış yılı aşkın bir sürede binlerce pipo yaptı. Bunların arasında piposhop’lar için ürettikleri, dünyanın dört bir yanındaki özel müşteriler için yaptığı yüksek kalite pipolar, Pipe Dan için, Stanwell için ve ayrıca Lars’ın “atölyenin dostları” dediği, birkaç ucuz pipo da vardı. Bunların bazılarında doldurma izleri ve kusurlar vardı. Lars’ın hafızası olağanüstüdür; Sixten’in kullandığı briar hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz en doğru kaynak odur.
Eğer Sixten’in pipolarını satın alan dükkânlar ve fiyatlardaki değişkenlik hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, en doğrusu doğrudan Lars’a sormaktır.
Schrire yazısında, Bo’nun dünyanın en iyi briar’ını sağlayan bir aracısı olmasından dolayı “çok şanslı” olduğunu söylüyor. Bu doğru, ama aynı zamanda Sixten’in de aynı aracıyı kullandığını unutmamak gerekir. O kişinin adı Per Hermann’dı. Bo Nordh, Sixten ve Lars Ivarsson, Jess Chonowitsch ve S. Bang için en kaliteli Korsika briar’ını yıllarca o sağladı. Ta ki 1990’ların ortasında vefat edene kadar.
Solda Dr. George Amrom (Philadelphia’dan üst seviye bir koleksiyoncu) ve sağda Per Bilhall (Gothenburg, İsveç)
Sonuç olarak, Sixten Ivarsson’un yaptığı pipoların büyük çoğunluğu dünyanın en iyi briar’ından üretilmiştir. Bununla birlikte, özellikle “atölyenin dostları” için yaptığı ve çok ucuza satılan birkaç pipo ise sadece orta kalite malzemeden yapılmıştır.
Schrire’ın eleştirilerinden üçüncüsü, internet üzerinde üst kalite pipolar için yalnızca sınırlı bir pazar olduğuydu. “Pazar zaten dar,” diyordu, “bu da internette görülen nispeten düşük fiyatlardan anlaşılabilir.”
Schrire şöyle yazmış: “Nordh, Bang ve Ivarsson pipoları eBay’de satılabilirse bile çok düşük fiyatlara alıcı bulabiliyor.”
Olur mu hiç? Ben ne zaman eBay’de üst seviye bir pipoya teklif versem, fiyatlar o kadar yükseliyor ki devam edemeden çekilmek zorunda kalıyorum! Bilgisayar uzmanı değilim ama lütfen, Bay Schrire, bana telefon açın ya da e-posta gönderin; ne zaman eBay’de kimsenin almak istemediği bir Bo Nordh piposu görürseniz haber verin. Çünkü sizin anlattığınız gibi bir durumla ben hiç karşılaşmadım.
Gelecekteki fiyatlara gelince, bunu kim bilebilir ki? Schrire haklı olabilir, fiyatlar düşebilir; ama yanılıyor da olabilir. Bildiğimiz tek şey şu: Son yıllarda fiyatlar keskin bir şekilde yükseldi. Beş yıl önceyi çok net hatırlıyorum; o zamanlar birçok kişi bu yüksek fiyatların yakında çökeceğini söylüyordu. Ama olmadı — tam tersine fiyatlar hep yükseldi. Hiçbirimiz piyasanın nereye gideceğini kesin olarak bilemeyiz; öyleyse neden gelecek için karamsar tahminler yapalım? Bu tür kasvetli öngörüler, bu ustaların geçimini istemeden de olsa tehlikeye sokabilir.
Jess Chonowitsch, Bo Nordh, S. Bang ve Lars Ivarsson’a gelince, gerçek şu ki hepsi kariyerlerinin zirvesindeler. Bugün yaptıkları pipolar on ya da yirmi yıl sonra inanılmaz değerli olacak, bulması zor hale gelecek. Ben buna gerçekten inanıyorum, bu yüzden benim kişisel öngörüm fiyatların artmaya devam edeceği yönünde.
Bunun tesadüf olmadığını da eklemek gerek. Hepsi otuz beş – kırk yıldır pipo üretiyor ve daha en başından beri dünyanın en iyi ustaları arasında sayılıyorlar. Müşterilerinin çoğu sürekli aynı kişiler; hatta bazıları on yıllardır onların pipolarını alıyor. Her birkaç yılda bir, fiyatların yakında düşeceği söylentileri çıkar. Çoğunlukla, bu söylentileri yayanlar, bu üst kalite pipolardan stok yapamayan satıcılardır; ellerinde ürün bulunmamasını bu şekilde açıklamaya çalışırlar. Ama söylentiler er geç kaybolur ve bugüne kadar bu büyük pipoların popülaritesini düşürmeye yetmemiştir.
Bo ile Malmö, İsveç’te bir restoranda buluşma.
Bu pipoların fiyatlarının sürekli yükselmesinin sebeplerinden biri, en kaliteli briar’ı bulmanın giderek zorlaşmasıdır. Schrire’ın şu noktanın altını çizmesi doğrudur: Bo bazen bütün bir torbadan sadece tek bir briar parçasını seçer, gerisini ise kenara bırakır.
Bo, Lars, Jess, Ulf ve Per pipo yapmayı bıraktıklarında, üst seviye pipolarını bulmak neredeyse imkânsız hale gelecek. Bugün fiyatlarının yüksek olduğunu düşünüyorsanız, o zaman bekleyin, piyasada hiç bulunmadıkları zaman görün. Bana göre o gün geldiğinde bu pipolar çok pahalı ürünler olmaktan çıkıp birer sanat eseri sınıfına yükselecekler. O noktada da ancak birkaç koleksiyoncu bunlara ulaşabilecek.
Bo Nordh hakkındaki yazıda açıklık getirilmesi gereken son bir nokta daha var: Ünlü usta Jess Chonowitsch. Yazar, Jess’in pipolarından bir koleksiyon yapmanın görece kolay bir iş olduğu izlenimini veriyor. “Gerçekten de,” diye yazmış, “bir Avrupalı satıcı şu anda yaklaşık kırk piposunu satıyor.”
Bu doğru. Ancak Schrire şunu belirtmeyi atlamış: Bahsi geçen “Avrupalı satıcı”, tüm Avrupa’da böyle bir şeyi yapabilecek tek kişidir. Onun adı René Wagner’dir. Dükkanı da Zürih, İsviçre’deki Tabak-Lädeli’dir. René ve Jess uzun yıllardır yakın dosttur.
Jess ve René uzun yıllardır yakın dosttur (Jess, René’nin düğününde sağdıcıydı). René, Avrupa’da Jess Chonowitsch pipolarını satma konusunda tek yetkili kişidir. Bana bir keresinde, dükkânında her zaman yüz adet Jess Chonowitsch piposu bulundurmayı hedeflediğini söylemişti. Fakat talep o kadar büyük, arz ise o kadar sınırlı ki, çoğu zaman bu sayının yarısını bile elinde tutmakta zorlanıyor.
Zürih, İsviçre’deki dükkanının önünde René Wagner
Avrupa’daki birçok pipo dükkânı Jess Chonowitsch pipolarını canla başla istiyor ama bir türlü bulamıyor. Köln’deki Peter Heinrichs ile her konuşmamda bana mutlaka, “Ne zaman bana biraz Jess Chonowitsch piposu getirebilirsin?” diye sorar. Aynı durum Viyana’daki Ostermann Pipes için de geçerli. Amerika’da da farklı değil; Iwan Ries, Gus’ Smoke Shop, Liberty Tobacco ve daha birçok satıcı defalarca bana, Jess Chonowitsch piposu bulup bulamayacağımı sordu. Her seferinde “hayır” demek zorunda kaldım.
Amerika’daki distribütörü Uptown’s ise çok şanslı sayılır; aynı anda üç ya da dört pipo stoklayabiliyor. Nadiren bir düzineye ulaşsalar, hepsi bir anda satılıyor.
Şimdiye kadar daha çok Bay Schrire ile aramızdaki farklı görüşlere odaklandım. Artık onun makalesinin geri kalan yüzde doksanını da ele almak istiyorum çünkü bana göre gerçekten harikaydı. Görünen o ki pipolar dünyasında en çok kimi beğendiğimiz konusunda tamamen aynı fikirdeyiz. Onun da yazdığı gibi: “En iyi ustalar Nordh, Lars Ivarsson, Chonowitsch ve Bang’dir.”
Bay Schrire’ın Bo Nordh’u ziyaret etmesini, sorular sormasını ve en iyi pipoları öğrenmeye,kefşetmeye gerçekten ilgi göstermesini çok değerli buluyorum.
Schrire’ın yaklaşımı çok yumuşak ve Bo Nordh pipolarını bu kadar özel yapan şeyi gerçekten anlıyor. Bo’ya büyük bir saygı duyduğu açık ve makalesi baştan sona çok dokunaklı bir övgü niteliğinde. Özellikle Bo Nordh’un calabash piposunu neden bu kadar olağanüstü olduğunu anlattığı kısımdan çok etkilendim. Onun betimlemesi, piponun kendisi kadar nefes kesici ve sıra dışıydı:
“Bo’nun detaylara gösterdiği özen inanılmaz. Calabash piposunu ele alalım; bu onun tüm formları arasında en zahmetli olanıdır. Bo, temel yapı için briar, ağızlık için vulkanit, hazne içinse briar ile birlikte fildişi ya da şimşir kullanır. Yani toplam dört ayrı parçadan oluşur. Pipo monte edildiğinde Bo, hava koşullarının, sıcaklığın ve nemin etkisini öngörmek ve tüm bu dört parçanın uzun yıllar boyunca mükemmel uyum içinde olmasını sağlamak zorundadır. Ayrıca piponun içine, yan yatırıldığında içindeki sıvının dışarı taşmaması için özel bir çıkıntı tasarlamıştır. Olağanüstü!”
Son olarak şuna değinmek istiyorum: Pipo dünyası gerçekten de giderek küçülüyor. Bu tartışmanın uluslararası boyutu bana neredeyse büyüleyici geldi. Bir düşünün: Güney Afrika, Cape Town’dan bir adam Malmö, İsveç’e gidiyor; Columbus, Ohio’da yayımlanacak bir makale yazıyor. Bu makale Wisconsin, Green Bay’deki bir koleksiyoncuyu öfkelendiriyor. O da Los Angeles’taki bir koleksiyoncuya anlatıyor. O koleksiyoncu İsveç ve Danimarka’ya telefon edip bilgileri teyit ediyor, ardından tüm dünyada yeni bir tartışma başlatacak bir yanıt kaleme alıyor. İşte bu harika!
Böylesine canlı tartışmalar benim için büyük keyif. Pipo koleksiyonculuğuna bu kadar tutkuyla bağlı olmamın en önemli sebeplerinden biri de bu. Bay Robert Schrire ile yüz yüze tanışmak için sabırsızlanıyorum. Eminim çok iyi anlaşacağız ve bu mektupta yazılandan çok daha fazla ortak noktamız olduğunu göreceğiz.
Bu arada, eğer biriniz Sixten Ivarsson ya da Bo Nordh yapımı pipolarınızı satmak isterseniz, lütfen beni aramayı unutmayın. Amerika’da yaşayanlar için Los Angeles’a bir telefon açmak, Cape Town’ı aramaktan çok daha ucuzdur!




Comments
Post a Comment