PAUL PERRI: SESSİZ ASİLLİK
Amerikalı pipo ustası Paul Perri, gerçek bir beyefendidir. Pipoları makul fiyatlıdır ama bulmak öyle kolay değildir. Eğer şans eseri bir tane görürseniz, denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Pipe Friendly, 2001 yılında Paul’e adanmış özel bir sayı yayımladı ve bu bölüm de benim katkımdı.
Paul Perri ve eşi Margaret, tanıyabileceğiniz en iyi, en nazik insanlardan ikisi. Onlarla ilk kez yaklaşık on yıl önce karşılaşmıştım; Los Angeles’ta bir otel kongre salonunda düzenlenen West Coast Pipo Expo’da, Paul’ün muhteşem pipolarıyla dolu birkaç masanın arkasında oturuyorlardı. Marty Pulvers, San Francisco’daki Sherlock's Haven isimli tütün dükkânı için bir düzine kadar pipo satın alıyordu.
“Bu pipoları seviyor musun?” diye sordum.
“Elbette,” dedi Marty. “Paul’ü en iyi Amerikan pipo ustalarından biri olarak görüyorum, müşterilerim de öyle. Onun pipolarını yalnızca bu fuarlarda bulabiliyorsun. Buradan ne aldıysam, neredeyse anında müşterilerime satıyorum.”
Yıllar boyunca Paul, pipolarını satma konusunda politikasını hiç değiştirmedi. Ürünlerini yalnızca West Coast pipo fuarlarında sundu. Ayrıca üretimini yılda yaklaşık 200 pipoyla sınırladı. Bu yüzden çok az koleksiyoncu onun pipolarına sahip olabildi ve çoğu insan Paul Perri adını hiç duymadı. Oysa bu gerçekten büyük bir kayıp ; çünkü onun pipoları olağanüstü güzeldir. Hem çok yaratıcı tasarımları vardır hem de son derece keyifli bir içim sunar.
O ilk karşılaşmadan sonra, 1990’larda Los Angeles pipo kulübünün toplantılarında Paul ve Margaret ile uzun saatler sohbet ettim. Paul’ün sessiz asilliği her zaman beni etkilemiştir. O sıralarda yetmişlerinin sonundaydı. Belki kuşağından, belki de kişiliğinden dolayı, Paul her toplantıya ceket ve kravatla gelirdi. Erken gelir, önceki ay yaptığı yaklaşık yirmi pipoyu sergiler, hepsini satardı. Ardından geçmişiyle ilgili hikâyeler anlatırdı. Sessiz, yumuşak sesli ve doğası gereği içine kapanık bir adamdı; bu yüzden ondan hikâyelerini öğrenebilmek için adeta dilini çözdürmemiz gerekirdi.
Paul’ün dedesi ve babası da pipo ustasıydı; pipolarını İtalya’nın Calabria bölgesindeki atalarının memleketinden gelen bruyère ağacından yaparlardı. “Calabria bruyère’i en sertidir ve bence pipo yapımında kullanılan en iyi ağaçtır,” derdi Paul sık sık. New York’ta büyürken, 12 yaşındayken ilk piposunu yaptığını söylerdi.
1930’ların Büyük Buhran yıllarında Paul, babasına New York’taki puro ve şeker dükkânlarında yardımcı oldu. Babası da pipo ustasıydı ve pipolarını o kadar çok severdi ki, ölümünden önce 1500 pipoluk koleksiyonunun kendisiyle birlikte gömülmesini vasiyet etti. “Babam, doğadan alınan şeylerin tekrar doğaya dönmesi gerektiğine çok inanırdı,” dedi Paul. “Bruyère topraktan çıktığına göre, onun da toprağa dönmesini istedi.”
Paul ve Margaret Los Angeles’a taşındıklarında pipo dükkânlarını açtılar. Paul, hem tanınmış Amerikan pipo ustalarına hem de kendi pipo yapımına yetecek kadar bruyère ağacını İtalya ve Yunanistan’dan ithal etti. Paul’ün pipoları West Coast pipo severleri arasında tanındıkça, satışları hiçbir reklam ya da dağıtım olmadan artmaya devam etti. Popülariteleri tamamen memnun müşterilerin kulaktan kulağa tavsiyelerinin sonucuydu.
Bu müşterilerden en coşkulularından biri Gordon Soladar’dı. Los Angeleslı bir avukattı ve son kırk yıl boyunca birkaç bin pipo toplamıştı. Gordon’ı özellikle dikkate değer kılan, yalnızca koleksiyonunun büyüklüğü değil, aynı zamanda gerçekten bilgili bir koleksiyoncu olmasıydı. Dunhill DRs, Charatan Supremes, Ser Jacopo serileri ve daha fazlası konusunda uzman birikime sahipti.
Yüzlerce başka çok üst seviye pipo da vardı. Gordon ayrıca hukuk fakültesindeyken bir pipo ustasıyla da çalışmıştı — Jack Henry Weinberger. O da “JHW” markasıyla tanınan, olağanüstü bir Amerikalı pipo ustasıydı.
İki güzel Perri düz damarlı pipo.
“Pek çok farklı pipo türünü seviyorum,” dedi Gordon. “Ama benim en sevdiğim pipolar her zaman Paul Perri pipolarıdır. En çok onları içiyorum. Onlar en iyisi.”
Bu, deneyimli bir koleksiyoncudan gelen büyük bir övgüydü. Ancak şaşırtıcı sayılmazdı. Çünkü ben de Paul Perri pipolarını aynı şekilde yücelten pek çok bilgili koleksiyoncu tanıyorum.
Benzer yorumlar yapanlar oldu; bunların arasında Pipe Friendly’nin editörü ve yayıncısı Joel Farr da vardı.
Kendi deneyimime gelince, yaklaşık 20 Paul Perri pipom var ve hepsinden keyif alıyorum. Bunların içinde en sık içtiklerim dört tanesi, çünkü tam istediklerim gibi: hafif, rahat ve güzel tasarlanmış. Bunlardan biri, birkaç yıl önce eşimin Noel hediyesi olarak Paul’den sipariş edip bana aldığı, kusursuz bir düz damarlı pipo. Bir diğeri ise Lars Ivarsson’un benim isteğim üzerine ufak bir değişiklik yaptığı çok güzel bir pipo. Lars, tüm zamanların en iyilerinden biri sayılan ünlü Danimarkalı pipo ustasıdır. Orijinal piponun üst kısmında plato vardı ve ben yuvarlatılmasını istemiştim. Lars, sadece keskin bir bıçak kullanarak üst kısmın çoğunu yuvarlattı ama bilerek küçük bir pürüzlü alan bıraktı. Pipo hem harika görünüyor hem de inanılmaz kolay içiliyor. Ayrıca çok büyük bir hazne kapasitesine sahip olmasına rağmen neredeyse hiç ağırlığı yok.
Eğer merak ediyorsanız, Lars bunu neden yaptı diye; bilin ki aslında Paul’ün piposunu değiştirmek istememişti. Ama Dayton Matlick, Jim Benjamin ve benim ısrarımızla ikna oldu. Hep birlikte Jim’in ünlü pipo-temizleme atölyesindeydik ve Dayton, gelecekte Pipes and tobaccos dergisinde yayımlanacak yazılar için Lars ve Jim hakkında bilgi topluyordu. Lars üst kısmı yuvarlattıktan sonra, Tony Rodriguez yeni bir ağızlık yaptı ve pipoyu bruyère renginde yeniden boyadı. Daha sonra pipoyu Paul Perri’ye gösterdim ve çok güzel buldu. “Hiçbir itirazım yok, yeter ki sen bundan keyif al” dedi.
Paul’ün tavrı gerçekten ferahlatıcıydı. Benim felsefemle de örtüşüyordu. Ben güçlü bir şekilde şuna inanıyorum: Pipo size uymalıdır, siz pipoya değil. Eğer bir piponun çoğu özelliğini seviyorsanız ama küçük bir şeyini değiştirmek istiyorsanız, hiç çekinmeden yapın. Los Angeles’taki pipo toplantılarımızdan birinde, ondan aldığım pipolardaki birkaç ağızlığı inceltip inceltemeyeceğini Paul’e sorduğumu hatırlıyorum. Bana, bunu başka birine yaptırmamı ya da yeni ağızlık yaptırmamı önerdi. Lütfen yanlış anlamayın — en ufak bir kabalık göstermedi, beni terslemedi. Sesi daha çok şöyleydi: “Rick, her şeyi elde yapıyorum, bu yüzden kapasitem sınırlı...”
Her ay pipo yapımı için yalnızca sınırlı bir zamanım var. Sana yeni bir pipo yapmayı, yeni bir ağızlık yapmaya tercih ederim. Yeni bir ağızlığı başkasına yaptırsan senin için daha iyi olur.”
Paul Perri (solda), Anima Pipes’tan Brian McNulty’nin yanında oturuyor. Her ikisi de mükemmel Amerikalı pipo ustalarıdır.
Paul ile ayrıca bir piponun ne kadar açık olması gerektiği konusunda da birçok sohbetimiz oldu. Paul’ün, büyük pipo fabrikalarının her birinin ne yaptığını gösteren bir çizelgesi vardı. Eğer doğru hatırlıyorsam, açıklıklar sapın uzunluğuna göre değişiyordu. Ben ona, tüm pipolarım için en az 4,3 milimetre ya da 11/64 inçlik açıklığı tercih ettiğimi söyledim ve bu konuda anlaşamadık. Ona sahip olduğum tüm pipolarında duman kanalını açtığımı söylediğimde ise, “Eğer sen keyif alıyorsan sorun yok,” dedi.
Serbest tarz ve klasik pipolarının yanı sıra Paul Perri, tamamen sıra dışı pipolarıyla da bilinir. Bende dokuz inç uzunluğunda bir Perri “canadian” var : yedi inçlik bir hazne ve sap (tek parça ahşap) ile iki inçlik vulkanit ağızlıktan oluşuyor. Ayrıca bir greyfurt büyüklüğünde Perri pipom da var. Alaska’dan Gary Humphrey bu pipo için bana yüklü bir para teklif etti; çünkü Gary devasa pipoları sever. Ama henüz satmaya niyetim yok.
Paul’ün pipoları orta fiyat aralığında satılır — 100 ile 400 dolar arasında, çoğunluğu ise 150 dolar civarında olurdu. Son yıllarda pipo yapımını biraz yavaşlattı, fakat hâlâ çok güzel pipolar üretmeye devam ediyor. Paul ve Margaret şimdi Hawaii’de “emeklilik” hayatı yaşıyorlar. Bu yüzden bir Perri piposu almak istiyorsanız, bulmak giderek zorlaştığı için elinize geçen fırsatı değerlendirmenizi tavsiye ederim.
Benim için bir pipodan alınan keyfi artıran şeylerden biri, pipo ustasını, onun felsefesini, çalışma alışkanlıklarını, tutumunu ve hobimize genel yaklaşımını bilmektir. İşte bu yüzden Jess Chonowitsch pipolarını çok seviyorum — çünkü Jess, pipo yapımı konusunda inanılmaz derecede bilgili. Onu beş dakika dinlediğinizde, pipolar hakkında ondan daha çok şey bilen kimse olmadığını fark edersiniz.
Aynı şekilde, Paul Perri de pipolar, yapılış biçimleri, pipo yapımının tarihi ve her koleksiyoncunun farklı ihtiyaçları ile arzuları konusunda son derece bilgiliydi. Paul’ün pipo tarihine dair bilgisi ve sessiz asilliği, kişisel sohbetlerde açık ve net bir şekilde ortaya çıkardı. Aynı şekilde, onun eşsiz pipo yapma becerileri ve engin deneyimi ( 70 yıllık pipo ustalığı) Paul Perri’nin yaptığı her pipoyu içtiğinizde açıkça hissedilirdi.



Comments
Post a Comment