Skip to main content

Flake Tütünün Denizlerdeki Serüveni: Yüzyıllık Bir Pipo Dostu

  Pipo tütünleri arasında bazıları vardır ki, yalnızca aromasıyla değil, ardındaki hikâyeyle de değer kazanır. Flake tütünü, yüzyıllar önce okyanusların hırçın sularında, denizcilerin tütünlerini aylarca taze tutma çabasından doğdu. Bugün, o tuz kokulu geçmişi ve yoğun lezzetiyle her diliminde hem denizcilik geleneğini hem de pipo kültürünün rafine zevklerini taşır.

O dönemde denizciler aylarca, hatta yıllarca denizde kalırdı. Flake tütünü, fırtınalarla boğuşan, bilinmez toprakları keşfeden ve belirsiz geleceklere yelken açan bu yolcular için piponun sunduğu huzuru korumanın anahtarıydı. Vardiya sonrası ya da uykusuz geçen fırtınalı gecelerin ardından, pipo hem zihni dinginleştiren bir dost hem de kıymetli huzur anlarının yoldaşıydı. Flake tütün sayesinde denizciler, tütünlerini uzun süre içilebilir halde saklayabildi.



Pipo, deniz yaşamının bir sembolü haline gelmiştir; muhtemelen bunun nedeni, pipoyu ilk ve en tutkuyla benimseyenlerin o eski zamanların denizcileri olmasıdır. Sonuçta pipoyu  Amerika’dan Avrupa’ya getiren de onlardı. Yüzyıllar boyunca ticaret gemilerinin çoğu, bir şekilde tütün taşırdı.Romanlar, filmler ve reklamlar; deniz yaşamını çoğu zaman romantik, maceralı ve hafifçe nostaljik bir şekilde yansıtmıştır. Zihnimizde, çatık kaşlı, sakallı, denizle yoğrulmuş yüzleri ve dişleri arasında yıpranmış pipolarıyla deneyimli gemicileri canlandırdığı gibi, bembeyaz pipolarıyla genç ve güçlü denizcileri de canlandırmıştır..Büyük Amerikan romanı Moby Dick’te pipo sahneleri bolca yer alır; Kaptan Ahab’ın kötü adam olduğunu anlamak zor değildir; çünkü adam, gözünü kırpmadan piposunu denize fırlatır ki, gerçek bir pipo tiryakisi için bundan daha acımasız bir hareket olamaz.



Bir de deniz sembollerinden ilham alan tütün harmanlarına bakın. Tobaccoreviews.com’da, başlığında “Navy Cut” geçen sayısız tütün listelenmiş durumda — ki bu, adında bu ibare geçmeyen Navy Cut’ları bile kapsamıyor. Bunun yanı sıra, deniz temasını taşıyan harmanlar da var: Pirate Cake, Pilot Flake, Captain Black (o meşhur gemi logosuyla), Sail, Flying Dutchman, Royal Yacht… Liste uzar gider.



Kısacası, pipo tütünü ile denizi özdeşleştirmemiz tesadüf değil. Ve bunu mümkün kılan şey flake tütün oldu. Günlük vardiya sonrası ya da fırtınadan kaçmak için geçirilen uykusuz gecelerin ardından, pipo endişeleri dağıtan ve huzurlu anların tadını çıkarmaya yardımcı olan bir dosttu. Ama flake tütün ortaya çıkmadan önce, denizcilerin tütünlerini uzun süre içilebilir şekilde muhafaza etmeleri neredeyse imkânsızdı.

Sorun şuydu: Uzun deniz yolculuklarında tütün kuruyor, zamanla neredeyse toz haline geliyordu. Denizciler, tütünü bezle sıkıca sarıp ziftle mühürlemeyi denediler; ama tütünün kokuları ne kadar hızlı çektiğini hepimiz biliriz,sonucun ne olduğunu tahmin edebilirsiniz. Nemini suyla geri kazandırmak da işe yaramıyordu; çünkü tütün, zamanla yine parçalanıp bozuluyordu.

Bir nebze işe yarayan yöntem, şekerli su veya rom kullanmaktı. Tütün, şekerli solüsyona batırılır ve böylece daha uzun süre dayanırdı. Bu yöntem aynı zamanda tütünün kapladığı alanı da azaltırdı; çünkü şekerli su veya rom ile nemlenen tütün, elle sıkıştırılarak daha kompakt hale getirilebiliyordu,dar gemi kamaralarında bu çok önemliydi. Bu şekilde preslenen tütün, daha az yüzey alanına sahip olduğu için daha yavaş kururdu.

Tütün firmaları bu yöntemi fark etti ve tütünü bloklar halinde preslemeye başladı. Bu süreçte ne kadar deneme -yanılma yapıldığını ancak tahmin edebiliriz. Her firmanın kendi prosedürü vardı ama sonuçta tütün, blok formunda sunulmaya başlandı. O dönemin denizcileri için bu, tütünün uzun süre içilebilir kalması demekti. Tabii ilk başta bu bloklar dilimlenmiş halde değildi; denizciler, pipolarına doldurmak için bloktan dikkatlice ince flake dilimleri keserdi.

Flake tütün, preslenmeden önce herhangi bir harman olarak başlar. Bazı firmalar, bazı harmanlara bir süre şekerli su ekler, fazla su buharlaştıktan sonra tütün buharlanır ve kalıplara yerleştirilir. Hidrolik presler bu kalıplara basınç uygular. Blokların boyutu firmadan firmaya değişse de genellikle 3–4 cm kalınlığındadır. Bu bloklar istiflenir, ikinci bir prese alınır ve 8–24 saat boyunca tonlarca basınca maruz bırakılır. Ardından aromaların bütünleşmesi için genellikle bir ay kadar, basınç altında dinlendirilir.

Bloklar, kenarlarında biriken gevşek ve dağınık kısımlarından temizlenir. Her biri düzgün, geometrik şekilli bu bloklar ince ince flake  olarak kesilir. Ardından, tıpkı 300 yıl önceki denizcilerin bayıla bayıla kullanacağı şekilde, özenle tenekelere yerleştirilir.

Zamanında denizlerde seyreden Pipo kültürünün öncüleri, tütünlerini uzun süre içilebilir halde tutamıyorlardı. Bunun üzerine bir çözüm geliştirdiler ve bu çözüm zamanla yepyeni bir kesim tarzına dönüştü.Günümüzde, pipo meraklılarının dünyanın her köşesinde zevkle içtiği flake tütüne dönüştü.

Flake tütün, pipo tütününün tarihini, geleneğini ve yeniliklerini yaşamanın benzersiz bir yolunu sunar. Aynı zamanda, geçmişte zorlu koşullarda yaşayan, elinde piposundan başka pek az şeyi olan o denizcilerle, belki çok ince bir bağ da olsa, bağlantı kurmamızı sağlar.Bir Sonraki yazıda görüşmek üzere dostlar...

Comments

Popular posts from this blog

In Search of Pipe Dreams#13- Türkçe Kaynaklara Katkı

BAY ROBERT SCHRIRE’E BİR YANIT Bu yazı 2003 yılında, The Pipe Collector adlı bültende çıkan Bo Nordh hakkındaki bir makaleye yanıt olarak kaleme alınmıştır. O günden bu yana Robert Schrire ile birkaç kez e-posta ve telefon üzerinden görüştük. Yakında buluşmayı da planlıyoruz. İşte bu, pipo koleksiyonculuğunun en güzel yanlarından biridir: dünyanın dört bir yanından insanlarla dostluk kurmak. Bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım… The Pipe Collector ’ın Aralık sayısı çıktıktan kısa süre sonra, üç farklı koleksiyoncu beni aradı. Bunlardan biri Wisconsin, Green Bay’den Fred Janusek’ti. Sesinden ciddi bir telaş seziliyordu. “Bu iş ciddi, Rick,” dedi Fred. “Güney Afrika’dan bir Bo Nordh koleksiyoncusu, Bo’nun pipolarında doldurma izleri (fill) olduğunu yazmış. Eğer doğruysa, bu Amerika piyasasında Bo için büyük sorun olur. Çünkü bu, aslında ‘second’ sınıf pipolar üretip onları ‘first’ diye satıyor demek olur.” Başka bir koleksiyoncu, yazıda Sixten Ivarsson’un “orta kalite briar” kullandığ...

In Search of Pipe Dreams#1- Türkçe Kaynaklara Katkı

Tütün karşıtı hareket , bu ilk bölüm Reason dergisinin Haziran 1994 sayısında makale olarak yayımlandığından beri giderek daha da güç kazandı. O dönemde kaygıyla sözünü ettiğim birçok kısıtlama— örneğin Los Angeles’taki ofisimde sigara içememek —artık yasalaşmış durumda. Aynı durum önerilen vergi artışları için de geçerli; tütün vergilerine dair sürekli yeni öneriler gündeme geliyor. Neden kimse, tütün şirketlerinden daha fazla kar elde eden politikacılar hakkında yazmıyor? 1994 yılında tütün karşıtı hareket yalnızca Kaliforniya ve Washington, D.C. ile sınırlıydı ve ülke çapında yeni yayılmaya başlamıştı. Bugünse dünya çapında bir olgu haline geldi. 1990’ların ortasında puro tüketiminde yaşanan patlamayı yazarken, üç ünlü puro tiryakisinden bahsetmiştim. Üçü de şimdi vefat etti: George Burns 100 yaşında, Milton Berle 93 yaşında ve W. Clement Stone 100 yaşında öldü. Pasif içiciliğin etkilerine dair söylenecek fazla bir şey kalmıyor. Geçtiğimiz yüzyılın sonunda doğmuş ve sonsuza dek hat...

In Search of Pipe Dreams#14- Türkçe Kaynaklara Katkı

  MEERSCHAUM PİPONUZU KOLAYCA RENKLENDİRİN Bu, 2003 yılında Pipes and tobaccos için yazdığım kısa bir yazıdır. Dört tane meerschaum pipom var ama onları pek sık içmiyorum; çünkü tütünün briar pipoda verdiği tadı daha çok seviyorum. Yine de arada sırada meerschaum pipolar hoş bir değişiklik sunuyor. Yıllar boyunca pek çok meerschaum içtim ve ancak yakın zamanda haznelerimi nasıl renklendireceğimi keşfettim. Yirmi yıl boyunca sonuç alamadan uğraştıktan sonra, sonunda meerschaum pipoları renklendirmenin yolunu buldum. Bunun üç adımı var ve size kesin olarak garanti ediyorum: beyaz meerschaum kaselerinizi altın kahverengiye, sanki özenle kızarmış bir marshmallow tonuna dönüştürebilir ya da isterseniz vişne gibi kızılımsı siyaha çevirebilirsiniz. Adım adım bakalım: 1. Adım: Pipoyu için. Bazı kişiler briar yerine meerschaum’u tercih eder, bazılarıysa sadece farklılık olsun diye meerschaum kullanır. Sebep ne olursa olsun, asıl mesele piponuzun keyfini çıkarmaktır. 2. Adım: Piponuza...